Göç Psikolojisi Meral Gezici Yalçın

Göç Psikolojisi, göç alanında yazılmış kitapların veya çalışmaların aksine ‘göçmen’i yeniden özne haline getirmiş ve göç olgusu ve göçmenlik durumunu bir bütünlük içerisinde ele almıştır. Kitabın ilk kısmında göç yollarının yaşadığı değişim ve dönüşümü ve göçü kontrol etmeye odaklı ulusal ve uluslararası göç rejimlerini okuyoruz. Yazar, kitabın ilerleyen kısımlarında bireyler için hayati öneme sahip olan ‘ait olma’ duygusunun göçmenler için karşılanamayan bir ihtiyaç olduğundan ve aile ve etnik grupların göç edilen yeni ülkede göçmen birey için sosyal bir tampon işlevi gördüğünden bahsediyor.

Yaşanan rol ve kimlik kayıplarına da değinen yazar ‘sosyal kimlik kuramı’ temelinde göçmenlerin geliştirdiği veya güçlendirdiği sosyal kimlik yönlerine dikkatleri çekiyor. Yazar, göçün gerçekleşme şeklinin, göç eden kişinin bireysel özelliklerinin göçten etkilenme düzeyinde belirleyici bir role sahip olduğunu savunuyor. Kitapta ayrıca kültürlenme kavramına da geniş bir şekilde yer verilmiş. Kültürlenme kısaca yeni ülkenin kültüründen etkilenme olarak tanımlanabilecek bir kavramdır ancak kitapta açıklayıcı ve öğretici bir dille anlatılmış olan kültürlenme düzeylerine değinmek faydalı olacaktır. Yeni ülkenin kültürünün edinilmesi ancak eski kültürün de korunması, kültürlenme stratejileri arasında ‘entegrasyon’ kategorisine girmektedir. Eski kültürün terk edilerek yeni kültürün edinilmesi, kültürlenme stratejileri arasında ‘asimilasyon’ kategorisindedir. Her iki kültürün de reddedilmesi ‘marjinalleşme’ ve yeni kültürün reddedilerek eski kültürün korunması ‘ayrılma’ stratejisi olarak tanımlanmıştır. Göçmenlerin karşılaştığı önyargılarına da değinen yazar bu kısımda önyargı ve kalıp yargı arasındaki farkı da açıklamaktadır.

Son olarak kitap hakkında şunu söylemek mümkündür; Göç Psikolojisi, göç alanında çalışacak olan araştırmacılara ışık tutacak ve göçmenleri yeniden birer özne olarak değerlendiren çalışmalara katkı sunacak bir eser.

Bu yazıyı paylaşın