Madde bağımlılığı tüm dünyada hızla yaygınlaşırken ülke gençliğimiz de bu durumdan ciddi derecede etkilenmektedir. Bağımlılığa yol açan ruhsal, sosyal ve fizyolojik nedenlerin hangi kişide ne derece etkili olduğu konusunda net bir tespit yapılması oldukça güçtür. Bazen çevresel koşulların yönlendirmesi, bazen psikolojik temelli bir sorunun olması, bazen de beyinde ortaya çıkan bir takım semptomların sebep olduğu bilinmektedir. Böylesine bir çok farklı etkenin bir arada rol alması farklı meslek dallarının ortak müdahalesini zorunlu kılmaktadır.

Bu yazımızda Sosyal Çalışma mesleğinin ve Sosyal çalışmacının bağımlılık tedavisindeki rolüne kısaca değinmeye çalışacağız. Sosyal Çalışma, bireylerin, ailelerin ve toplumların yaşam kalitesinin arttırılmasında aktif olarak rol alan, sorunlara yerinde müdahale etmesi yönüyle diğer meslek dallarından ayrılan ve tüm disiplinlerle iş birliği içinde olan ( Multidisipliner) bir meslek ve bilim dalıdır.

Sosyal çalışmacı 4 yıllık üniversitelerin sosyal hizmet bölümünden mezun olan kişinin unvanıdır. Sosyal çalışmacı başta dezavantajlı kesim olmak üzere sorunların çözümünü arayan ve yaşam kalitesini arttırmayı hedefleyen tüm bireylerle ve gruplarla çalışan bilgi, beceri, değer donanımına sahip meslek elemanıdır. Mesleki anlamda gerekli donanıma sahip bir sosyal çalışmacı , madde bağımlısı bireyin sosyal incelemesini yaparak, gerekli müdahale planını hazırlayıp tedavi ekibiyle paylaşır. Tıbbi müdahalenin gerektiği durumlarda bireyin ve aile sisteminin bu süreçten minimum düzeyde etkilenmesi için mesleki bilgi ve birikimini kullanır. Taburculuk işlemleri sonrası için hazırladığı müdahale planıyla bireyin topluma adapte olmasını kolaylaştırır. Bireyin tüm alt sistemlerle olan etkileşim biçimini gözden geçirerek, işlevsel olmayan ilişkilerin yeniden yapılandırılması sürecinde yoğun destek sağlar. Tüm bu çalışmaları gerçekleştirirken, savunucu, danışman, ve sosyal değişim ajanı rollerini kullanır. Yurt dışındaki bir çok bağımlılık kliniğinde sosyal çalışmacılar vaka yöneticisi rolüyle görev yapmakta iken, ülkemizde bu konudaki hassasiyet yeni yeni gösterilmeye başlanmıştır. Bu hassasiyetin artarak devam etmesini umuyoruz. Unutulmamalıdır ki tedavi görmüş bireyi tekrar madde kullanımına iten koşulların iyileştirilmesi, hayır deme becerisinin geliştirilerek sorun çözme ve baş etme kapasitesinin arttırılması, sosyal çalışmacının yerinde müdahaleleriyle mümkün olacaktır.

Sosyal Çalışmacı 
Ferruh GÜNEŞ

Bu yazıyı paylaşın