Not:(Bu içerik http://www.socialworker.com/ adresindeki “Client Relationships and Ethical Boundaries for Social Workers in Child Welfare” yazısının bir kısmının çevirisidir.)

çocuk sosyal hizmet

Bir çok Sosyal Hizmet uzmanı, Sosyal Çalışma alanına girdiği zaman diğer insanların yaşam şartlarının gelişmesi ve değişmesi adına çalışır.  Fakat önemli bir nokta şudur ki ; Sosyal Hizmet Uzmanının müracaatçılar ile çalışırken  en doğru yöntemi kullanması  ve aldığı sorumluluk  adına sınırları muhafaza etmesi gerekmektedir.  Sosyal hizmet müdahalesinin kalitesini derecelendiren bir web sitesinde, bir çok  sosyal hizmet uzmanının bu gibi konulara dikkat etmemesi sebebiyle aldığı para cezalarını, yaptırımları, lisans eğitimine ara verme cezası ile sonuçlanmış vukuatları görebilirsiniz. Sosyal Çalışmacıların gizliliği ihlal etme ve bu nedenle görevi kötüye kullanma, görüşme kayıtlarını tahrif etme, görevi suistimal suçundan mahkum edildiği bazı örneklerde bulunmakta. Bu makalede Sosyal Hizmet Uzmanının çocuk  müracaatçı ile çalışırken dikkat etmesi gereken etik sınırların neler olabileceği aktarılmaya çalışılmıştır.

Dietz ve Thompson (2004)  ” İdeal sınırlar için düşünülen endişe , aslında meslek elemanı ile müracaatçı arasındaki güç mesafesinin etkilerinden doğabilecek bir husustur. Bu etik sınırların ihlali ile ilgilidir.”(s.2) şeklinde ifade etmiştir.  Etik sınırlar , müracaatçıların ihtiyaçları temel alınarak bireyle kurulan ilişkilerde güvenlik limitleridir.(Peterson, 1992, p. 74). Geçmişte Reamer(2003) Sosyal çalışmacıların ve müracaatçıların davranışları bağlamında etik sınırların ihlali ile ilgili bir inceleme yapmayı önermiştir.  Bu incelemesinde sınırların ihlalinin ortaya çıkabileceği beş etkeni belirlemiştir. Bunlar:

1) Samimi İlişkiler

2)Kişisel menfeatin ön planda olması

3) Duygusallık ve bağlanma ihtiyacı

4) Bireysel fedakarlıklar ve

5)Beklenmeyen durumlara karşı verilen tepkiler.

Ayrıca müracaatçı ve uzman arasında geçen ikili ilişkilerden doğabilecek klinik sorunlar da bu konuda göz ardı edilmemelidir. Çocuk refahı alanında çalışan uzmanlar, çift taraflı ilişkiler kurarlar. NASW( Sosyal Hizmet Uzmanları Ulusal Birliği)nin yayınladığı etik kurallara göre(1999),” İşle ilgili olsun, sosyal hayatla ilgi olsun, Sosyal çalışmacıların müracaatçılarla ilgilendiği birden fazla konuda ikili ilişkiler meydana gelir ” denilmiştir.(s.9) Uzmanlar NASW ‘ın bu ilkesine göre bireylerle çalışırken son derece dikkatli olmalıdır.

Sosyal çalışmacı kariyeri boyunca “Neden bu mesleğe girdim?” diye sıklıkla kendisine sorar.  Cevap hep başkalarına yardım ve insanların hayat şartlarını geliştirmek üzerine kurulur.  Çocuk refahı alanında  çalışan uzmanlar genellikle, yardımcı, gönüllü-hayırsever, kaynak/değişim ajanları, değişimi motive edenler, çocuk severler ve diğer klasik şekillerde tanımlanır ve bilinir. Sosyal Hizmet Uzmanı olarak bizler sorumluluğumuzu ve rolümüzü, müracaatçıyı ileriye götürmek için tüketmeli ve müracaatçının değişim süreci ile meşgul olmalıyız.

Sosyal Hizmet Uzmanı müracaatçı ile çalışırken onun güveni ve saygısını kazanmak için elinden geldiğince değişim ve gelişim sürecini kolaylaştırmalıdır. Bu, uzmanın sahip olabileceği en kıymetli yetenektir.  Aynı zamanda müracaatçı ve uzman arasında sağlanan antlaşma stratejisinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Çocuk refahında aileler ile çalışmak,  gelişmeye ve olumlu değişmeye  sebep olmasına rağmen , devletin çocukları ailelerinin evlerinden alma gibi doğal bir hakkı halen yürürlükte. Ne yazık ki , uzmanlar müracaatçı ile uyum kurmada bazı zorluklara maruz kalıyorlar. Bazı sosyal çalışmacılar müracaatçıya yardım etme çabasında iken , yardım adı altında kendilerini müracaatçı ile arkadaş olmuş olarak bulabilmektedir.

Mesleği icra ettiğimiz süre boyunca binlerce kadın ve erkekle , dağılma durumunda olan aileler ile çalışılmaktadır.  Bu bireylere sosyal hizmet müdahalesini ulaştırırken empati veya sempati duygularının da getirisi olarak Sosyal Hizmet Uzmanı, şahit olduğu olaylar karşısında üzülebilir . Müracaatçıların çoğu şiddet, ihmal, istismar ve kötü muameleye maruz kalmış olabilir. Bazı raporlarda yoğun şiddete, duygusal tacize yada diğer sarsıcı muameleler sonucu evi terk etme olayları görülür. Bazı raporlarda ise müracaatçının sosyal hizmet uzmanı ile yakın ilişkide bulunmak istediği de  görülebilmektedir. Sosyal Hizmet Uzmanı müracaatçının içinde bulunduğu duygusal durumu tam anlamıyla analiz edemediği ve müdahale yöntemini kararlı bir şekilde uygulamadığı zaman, müracaatçı ile sosyal çalışmacı arasındaki ilişkiler gittikçe bulanıklaşabilir. Müracaatçı Sosyal Hizmet Uzmanına karşı duygusal hisler içinde olabilir.

Çocuk refahı alanında Süpervizörler,  denetleme, olay yönetimi ve sosyal çalışmacı ve müracaatçı arasındaki çatışmaları en aza indirmede ve müracaatçı ile meslek elemanı arasındaki etik sınırların oluşmasında hayati bir rol almaktadır.

Sosyal Çalışma okulları, Çocuk Refahı eğitimleri ve diğer devamlı eğitim programları , eğitim sürecinde sorumluluk , müracaatçı ile kurulan ilişki yönetimi için gerekli bilgiler ve etik konuların incelemesi hususunda yetkinlikler vermektedir.

Aşağıda belirtilen durumlarda Sosyal Çalışmacı/Müracaatçı arasındaki ilişkinin olumsuz yönde değişimi gerçekleşebilmektedir:

-Sosyal Çalışmacı müracaatçı ile telefon numarasını, facebook veya myspace gibi sosyal ağlarını paylaşmış olabilir.

-Müracaatçıya psiko-sosyal destek sağlamak maksadıyla omuzuna dokunmak,kucaklaşmak, tokalaşmak gibi sıcak kanlı davranışlarda bulunur,

-Mesai zamanlarında veya molalarda müracaatçı ile uzun uzun telefon konuşmaları yapar,

-Sosyal çalışmacı bir kadın olabilir ve  giyim konusunda kışkırtıcı bir tarz seçip müracaatçı ile görüşmesini gerçekleştirir,

– Müracaatçının özel hayatı veya kusurları hakkında açık bir şekilde arkadaşları ve diğer çalışanlarla konuşur,

-Müracaatçı ile uzun zaman geçirmeye başlar ;onunla daha sık görüşür,

-Sosyal Çalışmacı rahat bir şekilde önceki vaka  deneyimlerini müracaatçı ile paylaşır,

-Müracaatçı ile görüşmelerde alkol kullanımına izin verir,

-İş arkadaşları ile konuşurken , müracaatçıların özel konularını ifşa ederse , etik açıdan çeşitli ihlallere yol açabilir.

Yukarıda belirtilen durumların gerçekleşmesi etik ihlallerin olasılığını arttırmaktadır. Eğer bir meslek elemanının böyle bir durum ile karşı karşıya olduğu görülürse gerekli mercilere bildirilmesi son derece  önemlidir.

 

Kaynak: http://www.socialworker.com/feature-articles/ethics-articles/Client_Relationships_and_Ethical_Boundaries_for_Social_Workers_in_Child_Welfare/

 

Bu yazıyı paylaşın