Seçilmiş kişi Sosyal Hizmet Uzmanı

İddialı bir başlık olduğu doğrudur. Bu yazıda  ülkemizde Sosyal Hizmet Uzmanının durumunu analiz etmeye çalışacağız. Deneyimler ve gözlemler kaynak olarak kullanılacaktır.

Bir meslek düşünün ve ilgilendiği, üzerinde çalıştığı, sürekli alanında okumalar yaptığı, sorunlara çözüm bulduğu konular  yaşlı , çocuk, kadın, mahkum, genç, engelli, yoksul, göçmen, madde bağımlısı  ve aile olsun.  Bu meslekteki insanlar, saydığımız grubun üyelerinin sadece sorunlarını tespit etmekle kalmasın, alternatif çözümler üretsin. Çözümler üretmekle kalmasın bunları uygulamaya döksün. Uygulamayı yapıp kaçmasın, bunun sürekliliğini sağlasın. Sürekliliği sağlamada  geleceğe dönük politikaların oluşmasında da katkısı olsun.

Türkiye şartlarında bir Sosyal Hizmet Uzmanından beklenilenler temelde bu çerçeve etrafında şekillenmektedir. Tüm bu beklentileri elinden geldiğince karşılamayı ve biraz önce belirttiğimiz gruptaki insanlara hizmet sunmayı talep eden Sosyal Hizmet Uzmanları  hak ettiği değeri ne yazık ki bu ülkede görememiştir. İçinde bulunduğu durum, aldığı sorumluluklar, iş yükü ve bunların getirdiği tükenmişlik hissi , ülkemizin Sosyal Hizmet yöneticileri tarafından fark edilip gerekli düzenlemeler yapılmamıştır.

Hele bir kaç örnek var ki Türkiye’de ki Sosyal Hizmet Mesleğinin durumunu gözler önüne seriyor:

– Sosyal Hizmet Merkezleri açılır fakat bu merkezin en temel meslek elemanı olan Sosyal Çalışmacı ‘nın ilgili yönetmelikte görev tanımını bırakın  ismi bile geçmez.. (Yürüyüşler ve eylemler sonucu  ilgili yönetmelikte düzenlemeler yapıldı.)

– Sosyal Hizmet Uzmanın çalıştığı kuruma kendinden daha deneyimsiz ve genellikle İl Milli Eğitim Müdürlüklerinden ASPB ye gelen bir eleman Siyasi etmenler vesilesi ile kuruluş müdürü olur. Sosyal Hizmet Uzmanın kuruluş müdürü olabilmesi için en az 10 yıllık hizmet yılı tecrübesi gerekmektedir.

– Tüm iş yüküne, aşırı sorumluluğa ve yoğun iş temposu  ile karşı karşıya kalmasına karşın bir Sosyal Çalışmacı her hangi bir uzmanlık alanı olmayan düz memur olarak tabir ettiğimiz kamu görevlisi ile yaklaşık olarak ne yazık ki aynı seviyelerde ücrete tabi olur.

– Ve tüm bu sorunlar yetmezmiş gibi birde 1,3,5,7 yıllık aralar ile zorunlu atamalar ile rotasyon manyağı yapılması istenen meslek mensupları da yine Sosyal Hizmet Uzmanlarıdır. (Son düzenlemeler ile bu durum rafa kaldırıldı.)

Biraz önce değindiğimiz Sosyal Hizmet Uzmanının görevlerini şu ülkede layığı ile yerine getirebilecek kaç meslek grubu vardır? Bu dezavantajlı ve potansiyel olarak dezavantajlı olmaya aday grupları rehabilite edecek, profesyonel müdahaleler ile kendi ayakları üzerinde durmayı öğretebilecek kadar geniş bir çalışmayı ve sorumluluğu üstelenecek kaç farklı meslek vardır?

Hem bu sorunları sineye çekip hem de yukarıda belirttiğimiz gruplara profesyonel hizmet vermeyi talep edebilen tek meslek grubu Sosyal Hizmet Uzmanlarıdır ve tüm bu ilgisizliğe ve değersizleştirmeye rağmen insanlık için, iyilik için , mücadele eden “burdayız ve hizmete hazırız” diyebilen tek meslektir Sosyal Hizmet. Bu durumda bile insanlığa hizmet için çalışan insanlar , siz ne dersiniz bilmem ama bana göre seçilmiş insanlardır.

Sorunları söylemek marifet sayılmaz aslında, çözüm de getirmek gerekir. İşte acizane çözüm önerilerimiz:

– Dernek ve Sendika bağlamında daha güçlü ve yenilikçi bir meslek birliği kurulmalı.

– Var olan ve halihazırda hizmet veren Sivil Toplum Kuruluşlarına öğrenciler olarak aktif katılım gerçekleştirilmeli

– Her ne kadar ülkemiz için pek mümkün gibi görünmese de Sosyal Hizmet mesleği adına kurulan Sivil Toplum Kuruluşlarının sadece meslek adına çalışmalar yürütmesi ve  siyasi ideolojiye bağlı kalmaması,  gerekmektedir.

– Bu uygulamalar ile mevcut Devlet yönetimine ve İktidara karşı Sosyal Hizmet Uzmanlarının özlük hakları ve alanda çalışanların mesleğini gönül rahatlığı ile icra etmeleri için gereken güven bir nebze olsun sağlanmış olur.

 

Habibullah AKINCI

Yalova Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü

habibullahaknc@gmail.com

Bu yazıyı paylaşın