SOSYAL HİZMET VE YÖNETİM

      Son yıllarda özellikle son 25 yıl içindeki sosyal çalışma ve iş alanlarındaki pek çok idari gelişmeler iç içedir. Sosyal çalışma alanındaki mevcut sorun verimli yönetim ilkeleri ile insan ilişkilerini insan hizmetlerine etkili bir biçimde uygulanmamasıdır.

      Bir örgütün ürünlerini ve faaliyetlerini geliştirme ve arttırma girişimi iş odaklı yönetim içinde planlı bir süreci düzen ve idareyi kapsar. Sosyal çalışmada şu benzer süreçler sosyal hizmetleri arttırmada ve ajans faaliyetlerini güçlendirmede kullanılabilir. Bu çalışma sosyal çalışma ile yönetimin ilişkisini ve idari süreçlerin uygulanmasını ve becerilerin paylaşım ortaklığını gösterir.

İDARECİLİĞİN YÖNETİMDEKİ KÖKLERİ

     Koontz and O’Donnel  Yönetim ile ilgili tanımları

     Bir kuruluşun iç çevresinin bakım ve tasarımı, bireylerin gruplar halinde etkili ve verimli bir şekilde çalışmalarında ve grupların hedeflerine ulaşmalarında önemlidir. Yönetimi daha sonra “Çevre tasarımı performansı”  olarakta adlandırabilirsiniz.

    İlave olarak idarenin metodları bes temel süreçte sınıflandırılmıştır: planlama, düzenleme, görevlileri saptama, yönetim ve kontroldür.

    Yönetimin kökleri uzun bir geçmişe dayanmaktadır ve bununla ilgili pek çok araştırmacı ve onların çalışmaları vardır.

      

CHARLES BABBAGE

    Yönetim  ve üretimin uygulama ve araştırılmasında bilimsel methodları uygulayarak bu alana öncülük etmiştir.

    Babbage ilk olarak, çalışanların becerilerini temel alarak  çalışanlara görev vermeyi üreticilere önerdi.

    Babbage’in öncülük ettiği ikinci alan, insan üretimine karşılık makine üretim süreçlerini karşılaştırmaktadır.

    Charles babbage’in misyonu bir insan için en kolay ürünü elde etmekti. Günümüzde hala onun teorileri kullanılmaktadır.

 FREDERİC TAYLOR

      Yönetimin bilimsel babası olarak görülmüştür. Taylor klasik örgütlerde iş bölününe dayalı, iş düzeninin sağlandığı örgütsel amaçların etkin biçimde gerçekleştirildiği bir yapı oluşturmayı amaçlamıştır. Taylor’ın yönetim teorisi incelendiğinde insan kaynakları konusunda başlıca şu tespitler yapılabilmektedir:

          Organizasyonda iş bölümü ve uzlaşma şarttır

          İşe uygun eleman seçimine ve eğitime önem verilmelidir.

          Görev ve sorumluluk alanı önceden belirlenmeli ve çalışanlar bu çerçevede hareket etmelidirler.

  

   DOUGLES MCGREGOR

       McGregor , X ve Y teorisini ortaya atmıştır. Bu iki teori insan ilişkileri ve yönetim anlayışı bakımından birbirine karşıt iki görüşü inceler.

X teorisinin temel ilkeleri şunlardır:

          İnsan doğası gereği çalışmayı sevmez ve mümkün olduğu ölçüde işten kaçar.

           Çalışmaya karşı isteksiz davranan bireyler zorlanmalı, denetlenmeli, yönetilmeli ve ceza ile korkutulmalıdır.

          İnsanlar sorumluluktan kaçtığı için yönetilmeyi tercih ederler. Her şeyden önce birey işinde güvence arar.

Y teorisinin temel ilkeleri:

          Her insan için çalışmak; oyun ve dinlenmek kadar doğaldır.

          Örgütsel  amaçlara varmanın tek yolu, ceza ve dış denetim değildir.

          Sorumluluk duygusunun gerçekleşmesi için amaçlara varıldığı ölçüde insanlar ödüllendirilmelidir.

   

SOSYAL HİZMETLERDE YÖNETİMİN KÖKLERİ

       Meslek olarak ele alındığında sosyal hizmet nispeten gençtir. Bireyler yüzyıllar boyunca direkt ya da dolaylı olarak dezavantajlı gruplara yardım yapmıştır ama gruplar ve kuruluşlar, profesyonel sosyal hizmetler eğitimi ile gelişmiştir.

       19 yy da Colombia üniversitesi, Chicago, Boston ve Pennsylvania üniversiteleri ilk kısa kursları getirenlerdir. Eğitsel ve profesyonel kurumlar kademeli olarak var olmaya başlamışlardır fakat 1955 yılında 7 farklı sosyal hizmet kurumunun birleşmesiyle Ulusal Sosyal Hizmetler Kurumu (National Associtian of Social Workers) oluştu. 1952 yılında sosyal hizmet eğitimi üstüne bir kurul oluşturuldu ve kaynak materyaller, organizasyonlar düzenleme ile kılavuzluk görevi üstlendi.

       Sosyal hizmet okulu olarak açıkça tanımlanan ilk okul (Institute for Social Work Training) Hollanda, Amsterdam’daki bir grup sosyal reformcu tarafından 1899’da kurulmuştur. Enstitü iki tam yıl kuramsal ve uygulamalı derslerden oluşan bir programla kendilerini hayır işlerine adayan kişilere eğitim vermeye başlamıştır. Avrupa ve ABD’de 1910’a kadar on dört sosyal hizmet okulu kurulmuştur. Latin Amerika’da Şili, Santiago’da (1920), Asya’da, Hindistan Bombay’da (1936), Afrika’da Güney Afrika (1924) ve Mısır’da (1936) ilk sosyal hizmet okulları açılmıştır.

      Eğitim alanında sosyal hizmetin yönetimde bir ders olarak verilmesi ilk kez 1914 yılında olmuştur. 1992’de ise 55 okulda sosyal hizmet  eğitimi mevcuttu.

       Sosyal hizmet literatüründe yönetim sınırlı kalmıştır. Ancak buna rağmen Harleigh Trecker, Elwood Street, Ella Reed gibi isimler yönetimle alakalı tanıtıcı kitaplar sağlamışlardır. 1959 yılında çıkan, 3 ciltten oluşan Council on Social Work Education (sosyal eğitim konseyi müfredat çalışması), büyük bir sosyal çalışma katkısı kabul edilmektedir. Tüm bu çalışmalar sonucunda önemli seviyelere gelindi. Mezun öğrenciler mezun olduktan 2 yıl sonra yer alabilmekteydi.

Yapılan sosyal hizmetlerde yönetim eğitim çalışmalarında şu noktalar dikkate alınmıştır :

1) İdari uygulamaların sosyal hizmetteki önemi

2) Sosyal hizmet okullarından mezun olanların uygun rolleri yerine getirmek için yeterli olması gerektiği

3) Yürütme ve yönetici gibi pozisyonlara doğrudan giriş için kişisel hazırlık, mezuniyetten sonra master düzeyinde eğitim

4) Çalışma programında bulunmanın bir kariyer danışmanlık ya da öğrenci danışmanlık fonksiyonu olduğu gibi.

       1970 yılında “Sosyal Hizmet Yönetimi” (social work administration), “Kaynak Kitap ve Sosyal İş İdaresi” (a resource book and a casebook in social work administration) adlı 2 cilt yayınlandı. Birinci cildinde 40 makale ve yönetimle ilgili yazılar, öğrencilerle uygulamacılar için kaynak bir kitap olarak geliştirildi. Güncel makaleler dahil, geçmişteki yazılarla birlikte, Max WEBER’in Bürokrasi (Bureaucrocy) ve Henri FAYOL’un Genel Yönetim İlkeleri (General Principles of Management) mevcuttur.

       Önemli bir adım daha 1977 yılında Sosyal Hizmette Yönetim (Administration in Social Work) adıyla profesyonel bir derginin yayımlanmasıdır.

       Sosyal çalışma yönetiminde temel pozisyon yönetimi, verimlilik ve etkinlik ilkelerinin kullanılması gerekir. Ayrıca sağlam insan ilişkileri de bir çerçeve içinde olmalıdır. Yönetimde insan faktörü sosyal hizmeti özellikle ilgilendirir. Sadece çalışanın kendisi değil, kendini nasıl hissettiği, akıl ve performans ilişkisi de bilinmelidir. Yönetim de diğer insana karşı dürüstlük ve saygı odaklıdır. Böylece her çalışan yönetim için anahtar birey olacaktır.

Sosyal Hizmet Yönetimini Etkileyen İlke ve Esaslar:

Kabul ilkesi; yöneticiler ve çalışanlardan beklenen birbirlerini kabullenmesi ve buna göre hareket etmesidir. Amaç çalışanların en iyi yetenekleri ve hizmetleri sunarken yardımcı olarak kullanmak bu verilen öneriler ve değerlendirmeler hizmet içi iyileştirme için kural değildir. Ancak tüm personelin temel hak ve güvenlikleri sorumlulukları içindedir.

Demokratik katılımın kurum politika ve prosedürlerinde açıkça ifade edimi; sosyal çalışmacı yönetimin bir parçası olarak kurumun gelişimi için öneride bulunur. Mcgregor y teorisinde bunları desteklemiştir.

Açık iletişim; bir çalımacı diğer personeller ile düşünce ve hislerini paylaşır, dürüstçe hareket eder ve doğru karşılık verir. Karşılıklı iletişim yönetimin politika ve prosedürlerinin etkisini ve verimini geliştirmek için bir sistem oluşturur.

Sosyal hizmet yönetiminin temel ilkeleri öncü bir sosyal hizmet yöneticisi olan Trecker tarafından sunuldu:

·         Mesleğin değerleri ilkesi; ihtiyaç duyan kişilerin kullanımına hazır şekilde geliştirilmeli ve bunun üzerine temellendirilmelidir.

·         Toplum ve müşteri ihtiyaçları ilkesi; sosyal kurumlar varlığını ve programlarını toplum ve toplum içindeki bireylerin ihtiyaçlarını karşılaması şeklinde temellendirilmelidir.

·         Kurum amaç ilkesi; kurumun sosyal amaçları açıkça belirtilmeli ve anlaşılır ve kullanışlı olmalıdır.

·         Kurum kültür ilkesi; toplumun kültürü anlaşılmalı ve onların ihtiyaçları ortaya çıkarılmalıdır. Hizmetler onların ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulmalı ve kullanılmalıdır.

·         Maksatlı ilişkiler ilkesi; etkili, maksatlı çalışma ilişkileri yönetici, yönetim kurulu, personel ve katılımcılar arasında belirlenmelidir.

·         Kurum bütünlüğü ilkesi; yaşayan her vasıta olarak görülen kurumun bütünlüğü anlaşılmalıdır.

·         Mesleki sorumluluk ilkesi; yöneticimesleki uygulama standartlarına göre, profesyonel hizmetlerin sağlanmasından sorumludur.

·         Katılımcılık ilkesi; yönetim kurulu, personel ve katılımcıların dinamik olarak katkıları aranmaktadır.

·         İletişim ilkesi; açık iletişim kanalları, halkın tam katılımı için gerekli olmalıdır.

·         Liderlik ilkesi; yönetici amacına ulaşması açısından profesyonel hizmetlerin sağlanması için büyül bir sorumluluk taşımaktadır.

·         Planlama ilkesi; anlamlı hizmetlerin geliştirilmesi için sürekli bir planlama esastır.

·         Örgütlenme ilkesi; insanların görev, sorumluluk ve ilişkileri açıkça tanımlanmalıdır.

·         Heyet ilkesi; sorumluluk ve otorite yetkisi profesyonel kişilere verilmelidir.

·         Koordinasyon ilkesi; kurumun en önemli görevleri misyonu üzerine odaklanmış ve başarılı olmak için uğraşan kişilerin düzgün bir şekilde uyum ve düzenlenmesi sağlamaktır.

·         Kaynak kullanımı ilkesi; para kaynakları toplum tarafından verilen güven doğrultusunda işletme ve personel ilkelerini dikkate alarak verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır.

·         Değişim ilkesi; toplum ve kurum sürekli değişim içerisindedir.

·         Değerlendirme ilkesi; kurumun hedeflerini yerine getirmesi için süreçleri ve programları sürekli değerlendirmelidir.

·         Büyüme ilkesi; katılımcıların büyümesi ve gelişmesi yöneticinin zorlu iş atamalarında düşünceli denetimlerde bireysel ve grupla öğrenmede fırstalar ve kolaylıklar sağlar.  

Bu yazıyı paylaşın