SOSYAL HİZMET YÖNETİMİ NEDİR?

Sosyal çalışmada yönetim değişmektedir. Önceden politikalar ve uygulamalar bir kişinin elindeydi, kesin güç bir kişiye aitti. Daha sonra personel ve müracaatçılarla bilgi arttı ve güç paylaşıldı. Bilgi ve becerinin artmasıyla etkili hizmet kolaylaştı.

Bugün hızlı değişen dünyada insan hizmetleri Amerikan parçası oldu. Sosyal hizmete devlet ödenekleri bütçe harcamalarının üçte biri ile dörtte biri arasında değişmektedir. Son yıllarda insanlar için sağlanan sosyal
hizmetler hem kamuda hem de özelde gelişmiştir.

Bu yönetim programları nasıl ve kim tarafından etkin biçimde yapılıyor?

Sosyal hizmet son yıllarda eğitim de ve pratikte tanınan ve gerekli olduğu anlaşılan bir birim olmuştur. Sosyal hizmet kurumlarında yönetimde genellikle kurumun üst kademesindeki liderler kontrolü elde tutar. Bir yönetici etkili ve verimli bir sosyal hizmet yapabilmelidir. Yetenekli bir yönetici birimler içinde istenilen sonuçları getirebilmeli, değerlendirebilmeli ve karşılaşılabilecek sorunlar karşısında önleme gücü olmalıdır.

Trecker’e göre sosyal hizmette yönetici; çalışma sürecinde insanlarla birlikte, iletişim içinde mevcut kaynakları değerlendirebilmelidir. Birçok yazara göre bir yönetici şu nitelikleri taşımalıdır;

1-Yönetici sürekli dinamik yöntemler kullanmalıdır.

2-Amaç ve hedefini gerçekleştirmek için hareket içinde olmalıdır.

3-Hedef ve amaçlar için elde edilebilir kaynaklardan faydalanmalıdır.

4-İnsanlar arasında koordinasyon ve işbirliğini sağlamalıdır.

5-Liderlik için organizasyon ve planlar iyi olmalıdır.

Sosyal hizmet yöneticisi personeli için sosyal politikaları değerlendirmeli ve sosyal serviste dağıtabilmelidir. Bütün ekip üyelerini takip içinde olmalıdır.

Sosyal hizmetlerde yönetim hızla büyüyor. Çoğu sosyal hizmet kurumlarındaki yöneticiler okullarda sosyal çalışmacı pozisyonlarında eğitim alırlar.

İçinde bulunduğumuz dünyada artık sosyal hizmet kurumlarındaki yönetici pozisyonları için sadece sosyal hizmet çalışanlarına teklif götürülmektedir.

Geçmiş Deneyimler

1874’te başlayan Uluslar arası Hayır Kurumu ve Disiplin Kuruluşları görüşmelerinin raporları gösteriyor ki liderler ve diğerleri insanların sosyal problemleri ve onlara sosyal servis sağlama imkânlarıyla yakından ilgilendi. 1883’te Anna L. Dawes, dört yıl sonra (1887) Mary E. Richmond , ihtiyaçlar çerçevesinde sosyal hizmetlere etkin çalışan yetiştirmek için okulların kurulmasını önerdi. Her iki önerinin temeli uzman personel yokluğunun taklitçiliğini engellemekti.

Sosyal hizmette resmi eğitim 1898’de fakir insanlara yardımı artırmak ve onları daha iyi anlamak isteyen gönüllüler için yaz okulu kuruldu. 1904’te bu öneri bir yıllık program haline getirildi ve 1910’daysa iki yıla çıkarıldı.

Sosyal hizmete öncülük eden bu kurs ve programlardan-1901 Chicago Üniversitesi sosyal refah kursları, 1904’te Boston Okulu- sağlanan öğrencilerin yönetim hakkında biraz bilgi ve yetenekleri vardı. Sosyal çalışmacılara yeterli yönetim eğitimi almadan önemli yönetim sorumlulukları veriliyordu. Daha sonra bu sorunu gidermek için önemli çalışmalar yapıldı:

Ø  1937 yılında ilk defa Amerikan Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği idari sürece önem verdi.

Ø  1946 yılında Ulusal Sosyal Çalışma Konferansı toplantısında yönetime ilişkin bir program bölümü ilk kez sunuldu.

Ø  1952 yılında müfredat politikası genişletildi, 1962’de CSWE bildiriminde  bu müfredatın üç önemli alanı vurgulandı: (1) sosyal refah politikaları ve hizmetleri, (2) insan davranışı ve sosyal çevre ve (3) soysal hizmet uygulama yöntemleri.

Ø  1979’da 36 sosyal hizmet okulunda yönetim bölümü teklif edildi.

Ø  1974 yılında CSWE, sosyal çalışma müfredatı ve yönetim üzerine bir çalışmada eğitim olanaklarının kalitesinin artırılması üzerinde durulmuştur.

Ø  CSWE tarafından yapılan bir araştırmada, 1972-1973 eğitim-öğretim yılı süresince yönetim eğitimi veren 85 sosyal hizmet enstitüsü listelendi.

Ø  1988 yılında sosyal hizmet eğitimi sunan 53 okulda daha yönetim eğitimi verilmesi teklif edildi ve bu sayı 1992 yılında 55’e yükseldi.

Muhafazakar politik iklim ve sosyal çalışma okullarına kayıtların kısıtlanması ve azaltılması konusuyla ve diğer uzmanlık alanlarının ulusal eğitim ve uygulamalarına karşı yaşamsal bir meydan okuma vaziyeti almış olmasıyla ilgiliydi. Ve önemli olaraktan “sosyal hizmetlerde yönetim”de yayınlanacak özel konularla birlikte sempozyumdaki makaleler. Sosyal hizmetlerde yönetimdeki  bir çok  problemlere rağmen ve meydan okumalara rağmen son yıllarda önemli oranda gelişme kaydedilmiştir ve gelecek umut verici görünüyor.

 1987 Chess, Norlin ve Jayaratne sosyal hizmetlerde yönetim gelişmeleri hakkında pozitif görüş belirtmişlerdir. Elde etmiş oldukları sonucu NASW üyelerinin 1981 de ve 1985 te yapmış oldukları çalışmaların verilerinden (kendi bilgisayarlarına yüklemiş oldukları dosyalardan çekilen örnekler)ve düzenli, tam üyeliğe sahip olan ABD de oturan üyelerden toplanan verilerden oluşmaktadır. Tablo 1-2 NASW üyelerinin uygulama yöntemleriyle ilgili olan verilerin özetini içermektedir.

Bu çalışmanın önemli bir bulgusu 1981-1985 yılları arasında sosyal hizmetler yönetimi uygulamalarında %27.8 den %36.5 e yükselmiştir. Başka hususi faktörler, sonucu etkilemesine rağmen bu yazarlar şöyle sonuç vermiştir.

TABLO 1-2 NASW  tam zamanlı çalıştırılan üyelerin uygulama yöntemi,1981-1985

Kategori                                            1981                                                1985

                                                      Sayı           yüzde                              sayı       yüzde

Vaka çalışması                          230              41.1                                 168        29.4

Grup çalışması                           13                 1.9                                  5              9

Toplumsal organizasyon          8                   1.2                                   7              1.2

Yönetim                                     189              27.8                                  209         36.5

Süpervizyon                              70                  10.3                                 49             8.6

Vaka yönetimi                                                                                         29            5.1

Politika analizi                                                                                          9             1.6

Öğretim                                                                                                   28            4.9

Diğerleri                                       121            17.8                                68             11.9          

Toplam                                         681           100.0                               572           100.0

Burada sunulan verilere göre sosyal hizmetler yönetimi için ekonomik ve politik iklim ve yansımaları gayet pozitiftir. Kısacası bu verilere göre 1985 teki sosyal hizmetler yönetimi canlı, gelişen ve umut vericidir.

SOSYAL ÇALIŞMA METODLARI

Birçok sosyal çalışma eğitimcisi ve uygulayıcısı 5 ana sosyal çalışma metodu olduğuna inanmaktadırlar. Bunlardan 1.si yönetimdir. Bazıları 3 ana metot-Alan çalışması, grup çalışması ve toplumsa organizasyon- iki uygulama –araştırma ve yöntem- olduğunu belirtmişler. Diğerleri ise problem çözme metodunu sosyal çalışmada tek metot olduğu ve diğer beş metodu da kapsadığını ve bu metodun sosyal işleyişiyle ve sosyal ilişkilerle ilgili problemlerin anlaşılması ve çözümlenmesine odaklandığını belirtmişlerdir.

Süreç içinde değişim meydana çıkan bir yol ya da usuldür. Bu yönden yönetim önemli bir süreçtir. Gerçekte yönetim-sosyal hizmetler uygulanabilirlik ve bu tür hizmetlerin ulaştırılmasının ortaya çıkış yoluyla- bir sosyal çalışma uygulamasıdır. Oysa bireysel çalışma bir bireye ya da aileye sosyal ilişkileri sayesinde yardım etmeyi düşünür. Grup çalışması da grubu kullanarak aynısını yapmaya çalışır, toplumsal organizasyonlar, sosyal problemleri komşuluk ve toplumsal aksiyonlar ile çözer; yönetim bir ajansı yürütme sürecidir ve hedefler, politikalar, personel, yönetim hizmetleri ve değerlendirme süreçlerini  içerir. Etkili yönetim, sosyal hizmetlerin ulaştırılmasında bir fark yaratır.

Vaka çalışması uzun yıllar boyunca sosyal çalışma ile eşanlamlı olarak görülmüştür. 1930’larda grup çalışması insanlarla ve onların ilişkileriyle ilgili çalışmalarda etkili olabilecek bir metot olarak öne çıkmıştır. Toplumsal organizasyonlardan uzun zaman önce birçok insanı kapsayan sosyal problemlerle çalışan bir metot olarak cesur bir yardım olarak ortaya atılmıştır. Araştırma ise diğer metotlarla ilgilidir ve bir nedenler ve doğruları bulma çabasıdır. Ne oluyor? Ne geliştirilebilir? Yüksek kalitede sosyal hizmetin üretilebilmesi için daha çok ne etkilidir?

Yönetim diğer metotları mümkün kılan metottur. Yönetim uygulamanın ve bir ajansın operasyonlarını ve işleyiş metotlarını kolaylaştırmaya yardım eder. Yönetim ve diğer metotların birçok ortak noktası vardır: insanlarla ilgilenirler, ilişkileri ve problemleri düzeltmek ve yardım etme sürecinde ki birçok teknik ve ilkeleri paylaşırlar. Örneğin, kabul etme ilkesi beş metot için önemlidir ve temeldir.

İŞLETME VE HÜKÜMET YÖNETİMLERİNİN KIYASLAMASI

Yönetim sadece sosyal çalışmalara has değildir: yönetim iş, hükümet ve profesyonel uygulamaların önemli bir parçasıdır.

Ticari işte, yönetim büyük bir ilgi ve eğitimin odağı ve işletme okullarında öğrencilere bir çok yöneticilik dersleri verilmektedir.

Pratikte yönetim iş dünyasının önemli bir parçası olmuştur. Hükümetlerde de yönetimin önemi federal, eyalet ve yerel seviyelerde anlaşılmıştır. Yönetici pozisyonları için reklamlar sık sık yapılmakta ve maaşları ise hükümetlerde ve özel kuruluşlarda en yüksek seviyelerdedir.

Sosyal çalışma iş ve hükümet yönetimleri arasında birçok fark olmasına rağmen birçok ortak noktaları da vardır. Spencer 1959 yılında ki tarihi CSWE çalışma müfredatında tüm çalışma alanlarındaki yönetimlerin bazı ortak karakterlerini listelemiştir:

1)      Öncelikle problem çözme süreci; problemin belirlenmesini içerir, problemin değişik açılarının çalışılması,çözüm için olası planların geliştirilmesi,planın uygulanması ve etkililiğinin sonradan değerlendirilmesi.

2)      Bir sistem ya da takım içi ilişki ve iç ilişkiler parçası

3)      Yönetim içinde alternatiflerin seçiminde değer yargılarının kullanılmasını barındırır.

4)      Bireylerin ve grupların daha etkili işlevlerini ortaya çıkaran bir süreç gibi görülmektedir.

5)      Gelecekle önemli oranda ilgilidir.

6)      Yetenekle ve bilginin kullanımında monotonlaşmak yerine yaratıcılık içerir.

7)      Program oluşturma servisler ve azami etkililiği sağlama ürün ve hizmetlerin üretiminde personelin kullanımıyla ilgilidir.

8)      Toplumun isteklerinin azaltılmasını ya da artırılmasının yürütülmesiyle ilgilidir.

9)      Yönetim organizasyonlarının objektifleşmesi ve insan kaynaklarının kullanımı arasında uygun dengeyi sağlamak.

10)  Personele üye olan bireylerin diğer personellerle ilişkisi ve tanınması ve o personelin hedefleri, değerleri ve organizasyon metotlarıyla birlikte olumlu olarak tanımlanmasını içerir.

11)  İletişim, personel grubu içindeki bireyler arası ilişkiler ve kurumun yönetimine katılma profesyonel alanların asıl ilgileridir.

Belirtilmiş olduğu gibi sosyal çalışmalar yönetimi. İşletme ve hükümet yönetimiyle bir çok özelliği paylaşmasına rağmen, aynı zamanda bir çok ayırt edici özelliği de vardır. Spencer`in öncülük eden tanımlamasının bir özeti bunların neler olduğunu açıklıyor.

1)      Sosyal kurumlarda ki yönetim toplum içinde belirlenmiş ihtiyaçların sağlanıp, topluma yardım etmek için kurulmuştur.

2)      Bu kurumların sağladığı hizmetleri üç geniş kategoride sınıflandırabiliriz:

a)zayıflamış sosyal fonksiyonların yeniden oturtulması

b)kaynakların, sosyal ve bireysel, daha etkili sosyal işlev için tedariki.

c)sosyal aksamaların önlenmesi

3)      Tipik sosyal kurumları genelde toplumu temsil eden bir yönetim kuruluna sahiptirler.

4)      Bu kurumlar çok büyük bir aralıkta ve ebat, faaliyet alanı, yapı ve tip olarak değişik                                                                                                                                    organizasyon programları vardır.

5)      İç operasyonların toplumla ilişkilendirilmesi yöneticinin sorumluluğundadır.

6)      Kaynakların kullanımıyla ilgili sürekli bir tercih yapma gerekliliği vardır.

7)      Sosyal kurumlar ayakta kalmak için kaynaklarını aşırı kullanmaktan kaçınmak zorundadırlar Yöneticinin birincil sorumluluğu kurumun azami fonksiyonlarını üretmek, sürdürmek ve korumaktır.

8)      Sosyal kurumlar tarafından yürütülen hizmetin çok büyük ve artış içinde olan profesyonel sosyal çalışma unsurları vardır.

Bütün seviyelerdeki personeller yönetim sürecine dâhil olmakta ve kurumun projelerinin genelini bir nebze etkilemektedir

Bu yazıyı paylaşın