Sosyolojik Düşünmek -Zygmunt Bauman

16.Basım ,2015, Ayrıntı Yayınları

Yakın zamanda hayata gözlerini yuman Bauman Sosyolojik Düşünmek adlı eserinde, zihni zorlayan ve ufuk açan bakış açılarını okuyucuya kazandırmayı hedeflemiştir. Özellikle sosyal bilimlerle ilgilenenler için bir başucu kitap olarak belirtilen bir eser olan Sosyolojik Düşünmek, temel bir paradigma sunmakta, sosyolojiyi yakından tanımaya imkân vermektedir. Eserin dili gayet anlaşılır, sade bir Türkçe ile hazırlanmış. Burada çevirmenin hakkını da teslim etmek gerekir. Ayrıntı Yayınlarının sosyal bilimler üzerine hazırladığı bu eserler okumayı ve üzerine konuşmayı hak eden türden. İçerik olarak değerlendirmek gerekirse şu cümleler kurulabilir:

Yazar daha ilk sayfalarda her kelimenin hakkını verecek şekilde kullanmayı ve anlamayı önemsediğini belirten cümlelere yer vermektedir:

“Sözcükleri nesnelere gönderme yapan, nesneleri temsil eden şeyler olarak alırız.” (s10)

Bauman birey ile toplumun oluşturduğu ilişkide, bireyin toplumsallaşma süreci içinde özgürlüğünün sınırlandığını belirtmektedir. Diğer yandan özgürlüğün tam anlamıyla yaşanabilmesi için de bireyin sosyal çevresinin (grubunun) içinde olması gerektiğini ifade etmektedir.

“Özgürlük karar verme ve seçme yetisidir. … özgür davranabilmek için , özgür iradeden başka kaynaklara da ihtiyacımız vardır. “(s 30-32).

“Özgürlüğümü tam olarak yaşayabildiğim yer grubumun içidir. Ben ancak bu grup içinde durumu doğru değerlendirip başkalarının onayladığı ve duruma uygun düşen eylem biçimini seçiyorum. … Kendi tarzları ve araçlarıyla beni eğiten grubum özgürlüğümü hayata geçirmemi sağladığı gibi, bu pratiği topraklarıyla sınırlar. … O grubun üyesi olmak benim özgür seçimim değildi. Tam tersine , ‘bağımlılığın’ tezahürüydü. ” (s 33-34)

“Özgürlük ve bağımlılığın diyalektiği doğumla başlar ve ancak ölümle sonra erer.” (s45). “Aidiyet ve Bireysellik aynı anda tatmini mümkün olmayan ihtiyaçlardır” (s119)

Eserin üzerinde durduğu en derin konu “öteki” üzerine yapılan tanımlardan ve analizlerden oluşmakta. Bauman sosyal hayattan örnekler vererek daha anlaşılır bir dil sunmakta ve anlatmak istediğini okuyucuya daha net iletmektedir.

“ Biz ve onlar; her taraf kendi kimliğini, bizim onu zıddıyla birlikte uzlaşmazlık oluşturan bir şey olarak örmemizden türetir.” (S 53) “ ‘İçeri’nin değerini gerçek anlamda vermek için bir ‘dışarı’ olmalıdır” (s 56) .“Aynı eylemler hangi tarafın yaptığına bağlı olarak bazen övgüyü bazen yergiyi hak eden farklı isimler alır. Özgürlük savaşçısı ve teröristler, protestocular ve baç belaları, devrim ve isyan gibi” (s 59). “ Hiç birimizin hayatında öteki için değer taşımayan bir şey yoktur.” (S 106)

Bauman’ın modernizm ve postmodernizm üzerine yaptığı analizlerin en etkileyicileri tarafımca moda ve kontrol noktası gibi “ayrıştırmacı” araçların rollerine değindiği kısımlardır. Ayrıca kapital sistemin sembollerinden olan bankaların müşterileri ile kurduğu ilişkide yaptığı tespitler de üzerine düşünmeyi gerektiriyor.

“Her modaya herkesin ulaşabilmesi yüzünden, elbise geleneksel ayrımcı işlevlerini yitirmiştir” (s76).“Kontrol noktası, resepsiyon ve güvenlik görevlileri, hepsi dışlama uygulamalarının belirgin simgeleridir.” (S 77). “Bankalar müşterilerine karşıya kişisellikten ufak tavırlarını dinlemeyi karlılık görürler ve bundan dolayı tutmayacakları bir söz verirler: Kişisel olmayan ilişkileri, kişisel ilişkilere özgü bir anlayışla yürütmek.” (S107)

Sonuç olarak ufuk açıcı kitaplar listesinde bulunması gereken bir eser. İnsanı, bireyi ve toplumu anlamak adına okunması ve üzerine düşünülmesi fayda sağlayacaktır.

Satın almak ve detaylı incelemek için:

Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/kitap/sosyolojikdusunmek/18044.html&manufacturer_id=998

Detaylı incelemek İçin : https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/kitap/sosyolojik-dusunmek/365

Bu yazıyı paylaşın