Geçtiğimiz günlerde Twitter adlı sosyal ağ sitesinde Karabük Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden bir öğretim üyesi Sağlık Bakanlığının “sosyal çalışmacı” unvanıyla sosyal hizmet uzmanı istihdamına karşı çıkarak sosyal çalışmacı unvanına karşı çöp ve uyduruk gibi ifadeler kullanarak sosyologların neden istihdam edilmediğini sormuştu.

Bir kullanıcının bu twiti anlıntılayarak bir öğretim üyesine bu üslubun yakışmadığını ifade ettikten sonra ise aynı hesaptan öğretim üyesi yine sosyal çalışmacı ünvanını belirterek sosyal hizmet uzmanlarına hakarete varan nitelemeler yazıp, sosyologların sosyal hizmet uzmanlarını yönettiğini ifade etmişti.

Tüm bu ifadeler sosyal hizmet uzmanları ve sosyal hizmet bölümü öğrencilerinin tepkilerinin alınmasına sebep oldu. Bu tepkiler arasında @tekyolsosyoloji kullanıcı adına sahip Sosyoloji bölümü öğretim üyesi Adem Sağır twitter hesabını kapattı.

Ardından Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Karabük Üniversitesi’ne konu ile alakalı gerekenlerin yapılması için bir metin yayınladı.

Tüm bu olanlar üzerine söylenmesi gerekenler var. Sosyal hizmet uzmanları olarak bu olayı göz ardı etmemek gerekir. Bu hakaret içeren cümleler haset ve kıskançlık ile yazılmış olsa bile bir şeyler anlatıyor. Örneğin;

Sosyal Hizmet Uzmanlarının daha görünür olduğu bir gerçek. Günlük hayatta hastane, adliye ve benzeri bir devlet kurumuna yolunuz düştüğünde bir sosyal hizmet uzmanı (sosyal çalışmacı ünvanı dayatılan bir ünvan olduğu için kabul etmiyoruz.) ile karşılaşma ihtimaliniz artık oldukça yüksek.

Diğer yandan sözü geçen twitte sosyal çalışma nedir? Malzemesi nedir? gibi sorgulamalarda bulunan öğretim üyesinin haklılık payı var. Çünkü sosyal hizmet disiplininin bilgi birikiminin çoğunluğu farklı sosyal bilimlerin katkılarından oluşuyor. Diğer taraftan çöp ve uyduruk tabirleri ise bir dayanağı olmayan öfke ve haset belirten ifadeler olarak değerlendirilebilir.

İkinci twitte ise durum daha farklı bir hal alıyor. Sözü geçen öğretim üyesi “vazgeçtim” diyerek sosyal hizmet uzmanlarının ayak işleri yaptığını ifade ediyor. Doğrusu bu kanıya bu kadar kısa sürede nasıl varabildi anlamak mümkün değil. Ayak işleri ifadesini de değerlendirmek gerekiyor. Sosyal hizmet uzmanlarını bir çok kaynakta “değişim ajanı” olarak tanımlayan yazarlar bulunmaktadır. Değişim ajanı tanımı sosyal hizmet uzmanlarının yaptığı işlerin görünür olmamasını da ifade ediyor bir anlamda. Çünkü daha çok insan ilişkileri ve insanın iyi oluşunu amaçlayan bir uğraşın görünür çıktıları sunması kolay olmayabiliyor.

Netice itibariyle sözü geçen öğretim üyesi de kusurlu sözlerinin farkına varmış olacak ki hesabını kapattı. Bu twittlerden çıkarmamız gereken çok şey var. Artık adı duyulmamış bir bölüm değil sosyal hizmet. Artık tek derdi kadro olan ve kendine sosyolog, psikolog ve öğretmen diyenleri rahatsız eden bir meslek ve bilim sosyal hizmet. Yönetici kadroda olmayı marifet olarak algılayanları da rahatsız ediyor sosyal hizmet uzmanları. Çünkü baskı karşıtı uygulamaları da bünyesinde barındırabiliyor. Dolayısıyla sosyal hizmet uzmanlarının da bunun farkında olarak tek dertlerinin atama olmaması gerekir. Daha iyi bir hizmet sunumu ve daha çok insanın haklarına ve hak ettiğine kavuşması için çalışmalı sosyal hizmet uzmanları.

Bu yazıyı paylaşın